Home » Genel » NİŞANLILIK DÖNEMİ

NİŞANLILIK DÖNEMİ

NİŞANLILIK DÖNEMİ

Nişanlılık kişilerin evlenmek vaadiyle meydana getirdiği bir olgudur. Nişanlılık dönemi evlilik hayatına dayanılan merdiven misalidir. Evliliğe hazırlıkta önemli bir yere sahiptir.

 

Bu dönemde eş adayları bir taraftan birbirlerini meşru şartlarda daha yakından tanımaya çalışırken diğer taraftan evliliğe yani düğüne hazırlık yapmaya başlarlar.

Evlilik görüşmelerinde konuşularak istişare edilen konulara bu dönemde dikkat etmek gerekir. Aradan geçen zaman genellikle eş adayları arasındaki birçok durumun daha rahat ve samimi olmasına sebep olmaktadır. Bu tür söz ve davranışlara dikkat etmek ve iyice gözlemek gerekir. Olası istenmeyen kırmızıçizgileri aşan bir durum söz konusu olduğunda emin olmak için dile getirilmeli ve açığa kavuşturulmalıdır. Aksi takdirde evlilik sonrası aile sorunlarına sebep olabilir.

Ailelerin Rolü

Gerek kız gerekse erkeğin ailesi bu dönemde çok dikkatli olması gerekmektedir. Birçok aile nişanlılık döneminde ailelerin bazı söz veya davranışlarından dolayı sorunlara maruz kalmaktadırlar. Özellikler aileler maddi menfaatler ön plana sürerek kurulacak olan yuvanın önüne set çekmemelidir. Zorlaştırmak yerine kolaylaştırmaya çalışmalıdırlar. Ebu Rühm (R.A.) anlatıyor: “Resulullah (S.A.V.) buyurdular ki: “En hayırlı şefaatlerden biri, evlenecek iki kişinin arasında yardımcı olmaktır” (Kütüb-i Sitte, 6570 ). Yine “Zorlaştırmayınız kolaylaştırınız” İslam’ın önemli düsturudur.

Aileler bu süreç içinde zorunda kalmadan kesinlikle gençlere müdahalede bulunmamalıdır. Meşru dairede evlenecek adaylar kendi sorumluluklarını yerine getirmeye çalışmalıdır. Bu gün birçok kadın ve erkek kayınbaba ve kaynanasına karşı nişanlılık döneminde kendisine söylediği söz veya davranışlardan dolayı ya da tavırlardan dolayı hala kırgın olduğunu dile getirmektedir. Bu tür sorunların önüne geçmek için nişanlılık döneminde taraflar çok dikkatli olmalıdır. Gençler ise olası olumsuz bir durumla karşılaştıkları zaman büyüklerinin tecrübesine başvurmalıdır. Aileleri bütün bütün devre dışı bırakıp onlara değer vermemek gibi olumsuz bir hisse kapılmalarına meydan vermemelidir. Gönüllerini hoş etmeye çalışmalıdırlar.

 

NİŞANLILIK DÖNEMİNDE MAHREMİYET

Öncelikle şunu kesinlikle bilmek gerekir ki birbirini hiç tanımayan ve nikâh düşen bireyler arasında geçerli olan bütün durumlar nişanlılar arasında da geçerlidir. Mesela nişanlılar hiçbir şekilde üçüncü bir şahıs olmadan baş başa kalamazlar. Hazret-i Muhammed (Asm)  “Sizden kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla baş başa kalmasın. Çünkü bunu yaparsa üçüncüleri şeytan olur.”  (Buhâri, Nikah)

Nişanlılık dönemi kişilerin birbirini tanıması için her ne kadar meşru görülmüşse de ölçüyü kaçırmamak gerekir. Nice nişanlıların düğün arefesinde ayrılmaları işin ciddiyetini gözler önüne sermektedir. Bu dönemde nişanlılar arasında geçerli olan mahremiyet sınırı aynı şekilde ailelere karşı da geçerlidir. Damat adayı gelin adayının annesinin elini tutamaz. Gelin adayı damat adayının babasının elini tutamaz. Nikâh kıyıldıktan sonra söz konusu haramlar aradan kalkmakla birlikte, kayınlar ve gelin-damadın, mahremiyeti her zaman koruma durumları söz konusudur.

NİŞANDAN SONRA NİKÂH NE ZAMAN KIYILMALIDIR?

Bazı insanlar mahremiyetten dolayı söz ya da nişandan hemen sonra nikâhı kıyma taraftarıdırlar. Oysa İslam Âlimler genellikle nikâhın düğüne yakın kıyma taraftarıdırlar.

Nişanlılık dönemi her zaman düğünle neticelenmeyebilir. Nikâhı kıyılmamış nişanlıların evlenmekten vazgeçmesi sonucu ayrılmaları sadece “ayrılma” olarak nitelendirilir. Verilen hediyeler geri istenebilir. Mağdur taraf manevi tazminat isteyebilir. Fakat nikâhı kıyılmış nişanlıların evlenmekten vazgeçmesi ayrılık olarak değil, “ boşanma” olarak nitelendirilir. İslam hukukuna göre ne gerekiyorsa hepsinin yapılası şartı vardır. Mesela evlenmedikleri halde yani düğün yapmadıkları halde erkeğin mirasından kadına pay düşebilir. Dolayısıyla dikkat etmek gerekir. Nikâh genellikle düğüne en yakın zamanda kıyılması daha münasip görülmüştür.

 

NİŞANLILIK DÖNEMİNDE DÜĞÜNE HAZIRLIK

Nişanlılık döneminin önemli durumlarından biri düğüne hazırlık yapmaktır. Bu dönem, eş adaylarının birbirini tanıması için bir fırsat kabul edilirken bir yandan da eş adayları kurulacak olan yuva için bazı alış verişlerde bulunurlar.

Alınacak eşyalar adayların ihtiyacını karşılayacak cinste olmalıdır. Adaylar özellikle mevcut durumlarını iyi değerlendirmelidir. Mesela işi gereği sürekli taşınması gereken çiftler eşya alırken de bunu göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Aksi takdirde malumdur ki bir ev eşyası 2-3 taşınmadan sonra yıpranır ve zamanla kullanılmaz hale gelir. Eş adayları bu durumu göz önünde bulundurmalıdır.

Eve gerekecek ve ihtiyacı giderecek kadar eşya almak gerekir. En huzurlu ve ferah ev, sade evdir. Dağınık ve eşyalarla donatılan ev bazen insanı gerebilir.

Özellikle dikkat edilmesi gereken bir durum da ev eşyası alınırken gelin adayının isteklerinin göz önünde bulundurulmasıdır. Malum olduğu üzere evin eşyalıyla en çok hemhal olan ev hanımıdır. Dolayısıyla ev hanımının eşya alınırken isteklerini göz önünde bulundurmak sonraki süreç için daha sağlıklı olacaktır.

Evliliğe ilk kez adım atıldığından, özellikle bazı konularda tecrübelerden faydalanmak gerekir. Alınacak eşyalar konusunda bir bilene danışmak hem israfı önleyecek hem de sahip olunan kaynakları daha verimli kullanma fırsatı verecektir. Özellikle yakın zamanda evlenen gençlere sormakta fayda vardır. Onların tecrübeleri daha güncel olduğu için daha istikrarlı kararlar vererek evliliğe giden yolda sağlam adımlar atılmış olacaktır.

Eşya alımında israf etmemek şartıyla maddi imkânına göre harcama yapılabilir. Durumu iyi olmayan bir insan sıradan eşyalar alabileceği gibi, maddi durumu elverişli olanlar da kaliteli ve lüks eşya alabilir.

Özellikle eş adayları Allah’ın (cc) rızasını gözeterek alınacak eşyalar konusunda birbirini kırmamalı, incitmemelidir. Unutulmamalıdır ki, “Eşya ile değil, eş ile evleniyorsunuz.”

Özellikle yakın dost ve akrabalar dikkat etmelidirler. Evliliğe hazırlık yaparken özellikle eş adaylarının aileleri dikkatli olmalıdırlar. Gençlere tecrübelerini anlatırken zaman ve zemine dikkat etmeli ve onları incitmemelidir. Burada yapılan hatalar evlilik hayatı boyunca devam eder. Kırgınlıklara sebep olmamak gerekir. Zorlaştırmak değil kolaylaştırmak gerekir. Özellikle gelin tarafının damada bu süreçte yaşattığı sıkıntılar düğün sonrası aile huzursuzluğuna sebebiyet vermektedir. Aynı şekilde damadın akrabaları da gelin üzerine baskı kurmamalıdırlar.

Bazı kültürlerde başlık parası adı altında eş adayına kaldırmayacak yük yüklenmekte ve daha evliliğe adım atmadan damat borç altına sokulmakta ve evliliğin ilk haftalarından itibaren yuvanın huzuru kaçıyor ve eşinin ailesine karşı kırgınlıklar oluşuyor. Bu konuda “evliliğin en hayırlısının en kolay olan” olduğunu bilmeli ve kurulacak yuvanın önüne set çekmek değil, engelleri kaldırmak gerektiği şuurunda olunmalıdır.

 

NİŞANLILIK DÖNEMİNDE YAPILAN BAZI YANLIŞLAR

  1. 1.      İyice araştırmamak:

Nişanlılık dönemi eşlerin birbirini tanıması ve düğün öncesi evlilik için kesin kararlarını verdikleri dönemdir. Bu dönemde eş adayları birbirinin huyunu, karakterini, davranışlarını iyice araştırmalı ve dönemin sonuna doğru son değerlendirmesini yapmalıdır. Dönemin sonunda tekrar bir inceleme ve gerekiyorsa istişare yapılmalı ve evliliğe bu sonuca göre karar vermelidir.

  1. 2.     İsraf

Aileler ve gençler bazen olması gerekenden fazla harcamalara sebep olurlar. Özellikle

kızın ailesi, erkeğe maddi sorumluluğu yüklemek eğilimindedir. Öyle ki, bu ağır maddi yükü kaldıramayan damat adayı eş adayının ailesinden soğur ve evlendikten sonra damat ve eşinin ailesinin arası açılır. Akraba ilişkiler oldukça zayıflar. Bu tür sıkıntıların tedbiri ise gereken ihtiyaçlar yardımlaşma usulüyle tedarik edilerek israftan kaçınmaktır.

  1. 3.     Davetliler

Nişana davet edilecek kişiler listesine ortak karar verilmelidir. Olası bir aksama düğün sonrasında kurulan yuvada sorunlara sebep olabilir. Davet edilmeyecekler için de mazeret veya sebep sunulmalıdır.

  1. 4.     Giyecekler

Nişanlılık döneminde her iki eş adayı da giyeceklerine dikkat edilmeli. Nitekim kişiler eşinin müspet giyinmesini isterler. Söz konusu durum için dindar bir insan ayet gereği (Nur Sûresi 31. Ayet) eşinin örtülü olmasını isterken, dünyevi bir insan için durum böyle olmayabilir. Uygun giyecek güven verir.

  1. 5.     Yüzükler

Erkek altın yüzük takmamalıdır. Dinen erkeğin altın yüzük takması caiz olmadığı gibi sağlıkla ilgili sorunlara da yol açabiliyor. Erkek için en uygun gümüştür. Kadın için altın yüzük takmakta bir mahsur yoktur.

  1. 6.     Başta takı olmak üzere kimin ne alacağı en baştan belirlenmelidir

Herkesin üzerine düşen sorumluluğu eksiksiz yerine getirmesi için, kimin ne alacağı ve ne yapacağı önceden belirlenmelidir. Böylece ortaya çıkması olası sorunlar ve tartışmalar engellenmiş olur. Özellikle alınacak takı ve beyaz eşya gibi bazı önemli unsurların kimin alacağı önceden belirlenmelidir…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

NİŞANDA YAPILAN HATALAR

-Bazı sözleri ve ayrıntıları büyütmek, can sıkıcı olur.

.

-Nişanı takan kimse, böyle hayırlı bir iş için uygun değilse, hayırla neticelenmez.

-Nişan yüzüğü olarak erkek, altın yüzüğü tercih etmezse, günaha girmemiş olur. Çünkü altın kadınlara bırakılmıştır.

-Nişan merasiminde adaylar, önüne gelenin elini öpmemelidir. Çünkü; nikâh kıyılmadığından kayınvalide, kayınpeder gibi yakınlık meydana gelmemiştir. Nâmahremlik vardır.

-Nişanlılar birbirleriyle yabancı kimselerdir. Henüz nikâh bağı yoktur. Bu nedenle filimler çekmek, fotoğraflar çekmek uygun değildir. Ayrılma hallerinde fotoğraf üçüncü şahıslar için farklı mesajlar verir. Öyle ya; gelin ata binmiş nasip aramış…

-Nişanlılar, nişanlılık devresinde işlenen günahların nikâhla silineceği gibi yanlış bir düşünce ile günaha girmemelidir.

-Nişanlılık devresi çok uzatılmamalıdır.

-Nişan için israfa kaçılmamalıdır, büyük masraflar yapılmamalıdır. Nişanlar ne kadar sade olursa o kadar pürüzsüz olur.

-Nikâha ve evliliğe götürecek nişanlar yapılmalıdır. Sabrı, hoşgörüyü ve insafı elden iki tarafta bırakmamalıdır.

Yapılan yanlışlıklar ve hatalar mutlaka bir noktada zarar veriyor. Hatasız olmak mümkün değil ama, daha az hata yapmaya çalışmak mümkündür.

ADNAN KALKAN

EĞİTİMCİ YAZAR/AİLE EĞİTİMİ UZMANI

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>